Vapurun içi neredeyse ağzına dek doluydu. Güneşi gören kendini adaya atmaya niyetlenmişti belli ki... Çoğunluğun Büyükada'ya gideceğini umarak, vapurun kıç tarafında korunaklı bir banka oturduk. Sohbet, hoşbeş derken Heybelimize gelivermiştik bile.
Önce biraz yürümeye karar verdik. Sağa sola selam ederek adım attığımız adamızda, güzel evlerin bulunduğu sokaklardan geçip, rotayı Değirmen'e çevirdik. Önce yol boyunca dizilmiş spor aletleriyle oyalandık biraz. "İstanbul'un en güzel manzaralı spor kompleksi" adını verdik oraya.
İstanbul'un en güzel manzaralı spor kompleksinden kareler
Değirmene giden yolda her taraf o kadar yeşil, o kadar tazeydi ki anlatamam. Yagmurdan sonra sanki bir günde fışkırmış herşey topraktan... Saadet gözlerini yemyeşil ebegümeci kümelerine dikip, "Ahh bunlarla ne güzel ekşili bulgur pilavı olur" deyip deyip dolandı ortalıkta. Bir sonraki ada seferimizde, herhalde salacağız onu çayıra. Sonunda ekşili pilav var ne de olsa!
Değirmen'in önündeki kayalıklarda, dünkü fırtınadan kalan son dalgalarla oynaştık azıcık.
Değirmenden manzaralar...Kayalıklarda sohbet, inceleme, soluklanma ve derin düşüncelere dalma...
Adanın sevimli sokaklarını dolanıp, çarşısında gezindik. Yürüyüşümüzün sonunda karnımız iyice acıkmış şekilde, kendimizi Denizatı'na attık. Önce adaçayı, sonra karışık tost-ama ne tost!- ardından bir tur daha demli çay ve koyu sohbet. En önemli konu, yaklaşan yerel seçimlerde kime oy verileceği ve desteklenen adayın kazanabilmesi için yapılması gereken örgütlü faaliyetler... Heybeli'nin aydın kadınları, adalıların desteklediği kişinin parti merkezi tarafından da aday gösterilmesini sağlamak üzere imza kampanyaları düzenliyorlar. Kapı kapı dolaşıp, durumu anlatıyorlar ve imza almadan bırakmıyorlar işin ucunu. Umarım bu çabalarının meyvesini alırlar.
Akşamın karanlığı çöktüğünde iyice soğuyan adayı bırakıp evimize dönerken, yine keyifli bir Heybeli günü geçirmiş olmanın rahatlığı vardı üzerimizde. Ne de olsa ada! Hayat başka bir ritmle yaşanıyor orada ve bu insana iyi geliyor kim ne derse desin!
2 yorum:
iyi ki varsınız...
Sevgili İko, biz de blog açtık. Benzer hayat görüşlerini paylaşıyoruz sanki... bize de davetlisiniz:)
Sevgiler,
Başak
Yorum Gönder