Kayıtlar

Haziran, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Batum

Resim
Uçak adeta denize iner gibi indi Batum'a. Hava Türkiye'deki sağanaklar ve gri gökyüzünden sonra, beklenmedik derecede parlak geldi gözüme. Belki de hep Karadeniz kapalı olur fikrim vardı da etrafı güneşli görünce, daha da fazla etki yaptı bana, bilemem... THY uçağında hem Batum hem de Hopa yolcuları vardı ama işin en komik yanı, iç hat yolcularının da dış hat yolcularıyla beraber, aynı uçakla, yurtdışındaki bir havalimanına inmiş olmalarıydı. Şimdi olay şöyle oluyor: Diyelim ki siz BATUM'a gitmek istiyorsunuz. O zaman Atatürk havalimanında dış hatlar terminaline gelip, dış hat olarak yaptırıyorsunuz işleminizi ve pasaport kontrollerinden falan geçip, yurt dışına uçuyorsunuz. Bindiğiniz uçak da THY Batum seferi oluyor...Biletinizi de dolar üzerinden hesaplanarak, dış hat olarak satın alıyorsunuz. Ya da diyelim ki siz HOPA'ya gitmek istiyorsunuz. O zaman iç hat Hopa biletinizi satın alıyorsunuz, iç hatlar terminaline gidiyorsunuz, pasaport masaport yok, Hopa uçağına bini…

Ege Notları Haziran 2010 Bölüm 2 / Karaburun ve Ildırı

Resim
Adayı özlemişim...Şöyle saat mefhumu olmadan oturup sohbet etmeyi özlemişim. Amma da güldük yahu! Didi, Şebo ve ben:)) Güzel oldu vesselam... Canım Heybeli!!!

Geçenlerde başladığım Ege turunun notlarına devam etmek istiyorum:

Erkek arkadaşımla yolda olmaya, uzun uzun gitmeye bayılıyoruz. Arabamız yok, İstanbul'da da kullanmıyoruz zaten. Toplu taşıma ile her yere gidip geliyoruz. Şık ve topuklu olmam gerektiğinde de bütün taksiler bizim nasıl olsa. Dolayısıyla, seyahate çıktığımızda da, hemen bir araç kiralıyoruz, ondan sonra da gel keyfim gel...

Geçen haftalarda yaptığımız son Ege seferinden, yine çok etkilenerek dönmüştük. Bir çok güzel yer görmüş ve bir kere daha memleketimizin zenginliklerine hayran kalmıştık. Labranda'yı daha önce anlatmıştım. Şimdi ise biraz Çeşme Yarımadası'nda gördüklerimizi anlatmak istiyorum:

Bence Türkiye'nin batısında, bu kadar vahşi manzaralar görmeyi, herhalde kimse beklemiyordur. Ben seneler evvel rahmetli anneciğimle, Mayıs başında, Karaburu…

Saramago, İlhan Selçuk ve Şehitler

Resim
Jose Saramago
İlhan Selçuk ve Oktay Babam İtalya'dan geçen gün döndüm. Verona'daydım ve memleketin acayipliklerinden uzak olmak hoşuma gitmişti yine. Üstelik akşamları da müzikle avutuyordum gönlümü. Yanımda tatlı insanlar ve can dostlar daha da anlamlı kılıyordu herşeyi. Yine de beni çok üzen bir haberi İtalya'dayken aldım: Jose Saramago ölmüştü!!! Bilenler bilir, Jose Saramago'nun kalbimdeki yeri apayrıdır. Lizbon'da Portekizce öğrenirken, ilk bir ayın sonunda, kentin tam merkezindeki büyük bir kitabevine girip, "Bana ne önerirsiniz" dediğimde, Saramago'nun bir kitabını tutuşturmuşlardı elime... Mutlu mesut alıp çıkmıştım kitabı ve heyecanla eve gelip, okumaya oturmuştum. Ama ne mümkün??? Her bir cümle bir sayfaydı... Nerede başlayıp nerede bittiği belli olmayan, metaforlarla dolu cümleler vardı ve ben kelimenin tam anlamıyla kan ter içinde boğuşuyordum kitapla. Bir aylık Portekizceyle olur mu bu iş??? Sonunda pes edip, bir beyaz dizi satın almış, …

Ege Notları Haziran 2010 Bölüm 1 / LABRANDA

Resim
Milas'tan vurduk dağ yoluna. Hava aşağıda kavururken, yukarıya çıktıkça rahatladı ortalık. Sonra bir anda bulutlandı gökyüzü ve içimden ohh dedim, keşke şöyle bir yağmur indirse... Kıvrıla büküle vardık tepeye, bulutlar inmişti çam kokulu yamaçlara... Arabayı yolun kıyısına park ettik, ne bir ses ne bir nefes! Bir tek biz vardık, bir de şakıyan kuşlar. Üşüdüm ve kot montumu geçirdim sırtıma, hatta boğazıma pamuklu fularımı bile attım. Çam kokusunu içime çektim, ciğerlerime doldurdum. Yenilendiği apaçık belli olan tabelayı okudum yüksek sesle: LABRANDA! Tahta çitin önüne geldik, kapıyı açıp, iteleyerek girdik içeri. Metruk bilet kulübesine doğru yönelmiştik ki, tepeden bir ses çalındı kulağımıza: Orada kimse yok, siz böyle gelin! Başımızı çevirip baktığımızda, kara kaşlı, kara bıyıklı ve ufak tefek bir adamla göz göze geldik. Gülümsüyordu...Bir de eliyle yürümemiz gereken hattı gösteriyordu yukarıdan. Yürüdük. Dorik Ev, Kilise, Balık Havuzu derken Devler Merdiveni'ne ulaştık. Y…