Kayıtlar

Kasım, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hindistan Dönüşü

Resim
Nasıl da özlemişim! Kokusunu, sesini, tadını, güneşini, renklerini...Canım Hindistan'ım benim!!! Beni ben yapan, beni büyüten ilk sırt çantalı gezimin kutsal coğrafyası!Gittim ve bir hafta gezip döndüm...Nasıl da iyi geldi, anlatamam...
FEST'te Hindistan turu dendiğinde tabii ki üstad Faruk Bey gelir akla. E tabii çok doğal zira senede herhalde 20 defa gider gelir oralara. Kuzeyi, güneyi, kabilesi, Ladakh'ı derken senenin yarısını neredeyse orada geçirir. Üstelik tutkuyla bağlıdır Hindistan'a...Bırakmaz kimselere, güvenemez başkasına...Çocuğu gibidir Hindistan turu onun... Ama bu sene düşündük ve kısa bir Altın Üçgen turu yapmaya karar verdik, içine bir de Varanasi ekledik. Bu yeni turun liderliği de bana verildi, ne mutlu!Tur satışa çıkar çıkmaz, yanılmıyorsam, ilk 10 günde doldu. Meğer ne çok insanın kısa bir Hindistan turuna ihtiyacı varmış!
İstanbul'dan THY ile yola çıktık. Delhi aktarmalı Varanasi'ye indik. Sonra Delhi, Jaipur ve Agra gezip, yine THY ile bi…

İtiraflar...Gitmek, dönmek, kalmak...

Resim
Bir de baktım ki epeyi vakit geçmiş yine ve ben hiç bir şey yazmamışım. Aslında kendimce bir karar almıştım ve daha düzenli yazacaktım buraya. Her gün olmasa bile iki üç günde bir, sadece iki satır da olsa, bir şeyler çiziktirecektim. İnsan yazdıkça disipline girerdi çünkü...Yapamadım işte! Olmadı... Bir tembellik, bir durma ve hiç bir şey yapmama arzusu, düşünmeden, hesapsızca -sadece- gezme tozma isteği bütün disiplinli tutumlardan uzağa atıyor beni. Elim klavyeye varmıyor... Bu da kendimi birazcık suçlu hissetmeme yol açıyor. Kimseye değil, kendime karşı! Yazdıklarımı düzenli takip eden bir "okur kitlem" olsa hadi neyse de, kendi kendime çalıp söylediğim şuncacık, zavallıcık blogum bile bazen bende "eyvah yine yazamadım" diye dertlenip, kendimi hiç bir şeye yetişemiyormuşum gibi hissetmeme sebep oluyor. Evde olduğum zamanlarda yine ders çalışıyorum tabii ki ama onu da istemiyorum aslında. İstiyorum ki her şey kendiliğinden oluversin. Bilgiler, araştırma sonuçlar…

Şiir ve Müzik

Viyana'dayım yeniden. Gündüz müzelere, akşamları da operaya gidip, kendimden geçiyorum yine... Bırakıyorum kendimi sanatın şefkatli ama güçlü kollarına ve unutuyorum dünyanın tüm dertlerini. Çıkıveriyor aklımdan açılımlar, domuz gripleri, sıkılan palavralar ve yüzsüzlükler... Arınıyorum gerçekten...Ya da bana öyle geliyor... Tıpkı Beethoven Frizi'nde Gustav Klimt'in anlattığı gibi, insanın tüm o kötülükleri yenmesinin tek çaresi müzik ve şiir. Ancak müzik ve şiirle, "Saf Mutluluk ve Aşk"ın ülkesine ulaşabiliriz.