Kayıtlar

Şubat, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kısa Bir Taşın(ama)ma/Yerleş(eme)me Öyküsü

Resim
1 Şubat 2010 tarihinden başlayarak, harika bir ev tuttum kendime. Tam istediğim yerde şıkır şıkır bir daire... Kontratı yaptım ve hemen ardından tura çıktım ve turun her dakikasında bir an evvel İstanbul'a dönüp, yeni cici evime yerleşeceğimi hayal ettim. Bu benim için yeni bir sayfa açmak, herşeyi sıfırlamak anlamına gelecek olan son derece önemli bir adım olacaktı. Tur bitti, İstanbul'a döndüm. Hafta sonunu ancak geçirdim içim içimi yiyerek ve hemen hafta başında, nakliyat firmasını aradım. Önceden tanıdık olduğumuz için, iyi de bir fiyat verdiler bana ve hoppaaa deyip taşındım. Eşyayı attım yeni eve, kombinin bağlanması için de hemen Baymak yetkililerini aradım. Ev yeni inşa edilmiş kombili bir daire olduğu için, "ilk çalıştırma" gerekiyordu... Neyse, lafı uzatmayayım... Sadece şunu söyleyeceğim:
Neredeyse ay bitti ve ben dairemin içinde bir gece bile uyuyamadım...Neden mi?
Çünküüüüüüü...
Hala kombim bağlanmış değil...
Kombim bağlanmadığı için ev buz gibi ve sıcak suy…

Tokay Oda Filarmoni

Resim
Bu akşam İTÜ Maçka Mustafa Kemal Konferans Salonu'nda değişik bir konser vardı. Hayır, bu seferki İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası'nın artık -bana göre- demode kalan konser programlarından biri değildi... Bu seferki, ülkemizin sayılı kadın şeflerinden Serâ Tokay'ın 2004'de kurduğu Tokay Oda Filarmoni'nin seslendirdiği sıradışı eserlerle dolu harika bir programdı. Üç eser dinledik ve üçü de birbirinden ilginçti...

Konserin açılış parçası, Schönberg'in Op.9 Oda Senfonisi oldu. İlk defa dinlediğim, pek de kolay olmayan, dinleyiciden de katılım ve dikkat gerektiren "zahmetli" bir müzik parçasıydı. Enstrümanların geçişlerini takip ederken, müzik içinize işliyor ve o zaman birbirinden çok farklı olan tonları aralarda yakalayıp, yorumlayabiliyorsunuz. Öyle "Kapat gözünü, kırları bayırları hayal et" tarzı müziklerden değil...Bunu bekleyen kimi dinleyiciler, neye uğradıklarını şaşırdılar ve ben de onların yüz ifadelerini seyrederken pek eğlendim.

Ko…

Taşınma Halleri

Resim
Son iki senede kaç kez taşındım, kaç kez ev değiştirdim, kaç kez eşya toparladım artık unuttum. Her seferinde daha da azaltmaya uğraşırken, eşya ve özellikle ıvır zıvır miktarının sürekli artmasına nasıl da şaşırıyorum bir bilseniz... Ağır ve "havaleli" olarak tabir edilen eşyam olmamasına rağmen, mutfak eşyalarının, kitapların, ve senelerdir sağdan solda toplanıp evin içinde bir şekilde yer tutmuş diğer şeylerin miktarı, geçen gün beni taşımaya gelen şirketin adamlarını da epeyce şaşırttı. Oysa bunun böyle olduğunu özellikle belirtmiştim. Demeki ki, tek kişinin ıvır zıvırı, kitabı ve mutfak eşyası ne kadar olabilir ki diye düşünmüş olacaklar ki, gördükleri manzara karşısında biraz ekstra "planning" yapmak zorunda kaldılar...Neyse ki yükleme işinin sonunda getirdikleri araca sığdı her şey ve Harem evini ardımda bırakıp, yeni mahalleme doğru yola çıktığımda, tuhaf bir biçimde, eski yaşamıma da veda ettiğim hissine kapıldım.
Bu blogu takip edenler bilirler mutlaka: A…