Ilgaz

Telefonum çalmıyor.
Bir yerlere yetişmek durumunda değilim.
Sabah 09.30a dek uyuyorum.
Kar hiç durmadan yağıyor.
İstediğim kadar kitap okuyabilirim, okuyorum da zaten.
Günde 3 öğün yemek, hazır ve nazır.
Odamızda her türlü çay/kahve imkanımız var. Elektrikli ocak, ekmek kızartma ve bulaşık makinası da işin cabası.
Kar hep yağıyor.
Otelde en fazla 50 kişiyiz, yani kimsecikler yok sayılır.
Müziğim yanımda.
Enis Batur'un harika bir kitabına başlamak üzereyim "Yazboz". Buraya geleli 2 kitap bitti: Alain de Botton "Aşk Üzerine" ve "Bakmak ve Farketmek" . Sanırım bir iki kitap daha biter bu gidişle.
Kar kesintisiz yağıyor.
Tchibo'dan aldığım kar pantolonu bir harikaymış. Ne su geçiriyor, ne soğuk. Dün karların içinde yuvarlanıp durdum ve bana mısın demedi. Ucuz üstelik, dünyanın parasını verip de başka markaların peşine düşmeye gerek yok. Ben test ettim: SÜPER!
Kastamonu pastırması Kayseri'ninkinden güzelmiş. Haberiniz olsun. Biz Pürlen'le dün akşam denedik. Kokumuz dağda kalsın diye:)) Bu akşam da geri kalanı tüketeceğiz.
Kar bembeyaz yağıyor.
Çay saatim gelmiş, az sonra kalkmam lazım.
Akşamüstü odada çay demliyoruz ve sonra da müzik eşliğinde saat 19.30a dek okuma seansı yapıyoruz. İdeal müzik Hille Perl'in Viola da Gamba'lı CDleri.
Dün yağan kar altında şunu yaptım: Yaklaşık bir metrelik karın içine attım kendimi ve boylu boyunca uzandım. Kulağımda ipod'um... Dışarıdaki beyaz sessizliğin içinde, Mozart 23. Piyano Konçertosunun adagiosunu dinlerken, ağzımla düşen kar tanelerini yakalamak için uğraştım. Bembeyaz gökyüzünden suratıma inen kar taneleri simsiyah görünüyor ve sanki hipnoz etkisi yaratıyor insanda. ÇOK GÜZEEELLL...
Veeeee kar hala yağıyor...
Ben çaya gidiyorum...

Yorumlar

Basak dedi ki…
Ikocuğum nefesimi kestin şu yazında anlattıklarınla. Haftasonumu aynen bu şekilde geçirmiş olsamda, daha binlercesini geçirmeye teşne olduğumdan içim geçti resmen... Tatil mi yapıyorsun? Öyle ise, keyfinin kat kat artmasını dilerim.
Bu arada benim canım kadar çok sevdiğim sevgili kuzenimin adı da Pürlen'dir. Türkiye'de bu ismi taşıyan başka kimse yok sanırdım. Demek ki varmış, senin Pürlen'e de benden çok selam söyle:)
Zeynep Everi dedi ki…
Pürlen Kurtböke de benim arkadaşım ... Hanginizin Pürlen benim Pürlen ile pişti olabilir?
iko dedi ki…
Sevgili Zaynep,
Benim Pürlen, aynen senin dediğin Pürlen işte...Kurtböke yani...Ve bu hafta senin de kulaklarını pek çınlattık gıyabında. Tabii ki canım Nünücüğümün de:)) Başakcığım, senin kuzen PÜrlen, izmir'de mi yaşıyor? Orada bir Pürlen olduğunu duymuştum da:))
Zeynep Everi dedi ki…
Ay canım benim ne tatlı ne harika bir insandır Pürlen :))) Kulaklarım ne gün çınladı bilmiyorum ama hatırladığım kadarı ile işteydim yemeğe yürüyordum ve ziller çaldı kulağımda. Sağ kulak olunca derler ya iyi birileri anıyor. Şartlanıp düşündüm iyileri. Belki de o an andınız :))))) Muccccccccccccckkkssss İko cum. Görüşürüz.
Basak dedi ki…
Ya ben şimdi ne diyeyim?? Evet İkocuğum, İzmir'deki Pürlen benim kuzen Pürlen'dir...:)) Ya dünya küçük diyeceğim, hiç de inanmam buna... Eşzamanlılık, yine devrede... Ne güzel. tanıdık tanımadık tüm Pürlenlere selamlar...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Datça, Knidos ve Badem Çiçekleri

Kadınsal Durumlar Ekibi' ne İthaf