9 Ocak 2013 Çarşamba

Yıl Geçti Bile...

Yıl geçiyorrrrr...Bu lafı bile bile kullanıyorum zira can dostlarımdan Tütü, yılın ilk haftası bittiğinde, hep gözlerini devirerek, ''Kızlar, sene bitti'' derdi. Artık demiyor ama espri hala çok canlı aramızda. O demese bile biz diyoruz. 
Aslında çok doğru: Yılın ilk haftası bittiğinde, özellikle bizim gibi turizm ağırlıklı çalışan biriyseniz, ajandanız senelik tur tarihleri ile dolu olup, bir sonraki seneye bile sarkar. Siz ajandanızın o sayfalarındaki işlere bir başladınız mı, sene psikolojik olarak bitmiş olur. Bana bir seferinde, 2010 yılının hemen başındayken, 2012 için bir müsait tarih sorulduğu zaman içimi sıkıntı kaplamış, ve ''Allahaşkına bana iki yıl sonramı sormayın. Ben yarın ne olacağım belli değilken, iki yıl sonramı nereden bileyim'' demiştim. O sırada artık nasıl köpürdüysem, soruyu soran genç arkadaşım gayet büyük bir olgunlukla susup, aynı soruyu sormak için bir iki haftanın daha geçmesini beklemişti. Sonra yine aynı şey ama bu sefer zaman biraz daha ilerlemiş ve ben 2010 yılını zaten kafamda bitirmiş olduğum için 2012 ile ilgili tarih üzerine sağlıklı bir şekilde düşünebilir hale gelmiştim. Aynı psikoloji şimdi daha az da olsa var: 2013'ün ilk haftası bitti ya, yıl bitti!!!
Amaaaaaaaa....
Bu sene farklı bir durum var: Artık yılı iki bölüme ayırdım. İlk bölüm Ocak-Nisan arası. Sonra bir ara veriyorum ve Agustos'ta bir tane tur yapıp, sonra yeniden Ekim ayında dönüyorum sahaya. Yani eski çalışma tempoma nazaran, çok çok daha az çalışıyorum bu yıl. Bu yeni kararım! Artık, en azından bu yıl, eskiden olduğu gibi 200 günlerde değil çalışma günü sayım. Üstelik çok da değişik destinasyonlar yerine, Hindistan turu başta olmak üzere, bir New York, bir İzlanda ve bir de Sri Lanka yapacağım. O kadar! Müzik turu olarak ise Ocak sonu Salzburg var. Şimdilik bu kadar! 
Bu kararı neden mi aldım?
Aslında bir değil bir çok sebebi var:

  • Evde daha fazla zaman geçirmek istiyorum.
  • Sevdiklerime daha fazla zaman ayırmak istiyorum.
  • Hobilerime daha fazla zaman ayırmak istiyorum.
  • İçime daha fazla dönmek istiyorum.
  • Yaş ilerliyor, zorlu bir hayalim var şimdi paylaşmak istemediğim, onu yapmak istiyorum. Bu da en az 40 gün istiyor.
  • Canım böyle yapmak istiyor!!! Paşa gönlümün izinden gidiyorum ben de...
Tabii bunu duyan pek çok seyyah dostum, epeyce silkeledi beni. ''Bizi bırakıp gittin'' diye sitem ediyorlar. Sevilmek güzel şey ama insan iç sesini dinlemek ve bu sese uymak zorunda. Bu sesi dinlemezsen, ses gittikçe yükselip, bağırtıya dönüşüyor. Dünyanın çevresinde devrialem durumundaysan eğer, merkezlenemiyorsun bir türlü. Oysa belli bir yaş dönümündeysen, hele bir de kadınsan, merkeze dönmek, sabitlenmek ve bir süre orada kalmak istiyorsun. Bir de tabii halden anlayan insanlarla bir arada olmayı tercih ediyorsun doğal olarak. Kendi HABITAT'ında olmak en sağaltıcı şey oluyor bir anda. Anlayan anlıyor, anlamayan bin tane kulp takıyor o başka! Kulp takanı da ben takmıyorum artık o da başka!!! 
Ne diyeyim: 2013 geldi, hoşgeldi ama benim için yarısı çoktan bitti! 

Hiç yorum yok: