3 Ocak 2011 Pazartesi

2011 Başlarken

2010 da bitti!
2000 yılına girdiğimiz yılbaşını hatırlıyorum. Erenköy Hamam Sokak'taki evdeydik. Evliydim. Kızkardeşim ve annem sağdı. Babamı yeni kaybetmiştik. Saatler 00.00 olduğunda balkona çıkıp, bağırıp çağırmış ve eski yılı uğurlamıştık. Yeni binyıla umut dolu girmiştik. O zamanlar yeni binyılın ilk on yılının benim için defalarca ölüp, yeniden dirileceğim bir dönem olacağını hayal bile edemezdim. Oysa tam da bu anlattığım gibi oldu:
O yılbaşından bir yıl sonra , buz gibi bir Ocak akşamı, canımdan çok sevdiğim, güleryüzlü ve iyi kalpli kızkardeşimi, akıl almaz bir şekilde kaybettim. Halbuki, onu kaybedişimden sadece birkaç gün önce babamın ölümü hakkında konuşurken ona şöyle bir şey demiştim: Allahtan sıralı bir ölüm oldu. Çoğunluk bunu yaşar. Bu kayıplar normaldir. Ya sana bir şey olsaydı ben ne yapardım? Aklımı kaçırırdım herhalde... Ve bu sözleri söyledikten sadece birkaç gün sonra, kızkardeşim de göçtü gitti. Ne mi oldu? Yoo, aklımı kaçırmadım! Sadece evladını toprağa veren annemi nasıl avutacağımı bilemeden, çaresiz ve küskün kaldım bir süre... Dünya dönmeye devam etti. Ben durdum sadece... O andan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı hayatımda. Her şey çözüldü, dağıldı, ben çözüldüm... Annemin sağlığı gün geçtikçe bozuldu. Kardeşimin ölümüyle kırılan kalbi bir daha iyileşmedi. Ben daima uzaklardaydım işim gereği. Sonunda evliliğim de çözüldü. Kavgasız, gürültüsüz... Dostça... Birbirini anlamaya çalışarak, değer vererek... Annem hem kızkardeşime hasret, hem bana, yalnız kaldı evinde. Ne yaptım ne ettim, yaşadığı evi kapatmadım sağlığında. Alıştığı mahalleyi, komşularını ve etrafındakilere sofralar kurarak sürdürdüğü yaşamını değiştirmemesi için çok çaba sarfettim. Ama sonunda gün geldi, annemin kırgın, küskün ve yalnız kalbi daha fazla dayanamadı ve kuş gibi o da göçtü. O kadar yorulmuşum ki, yeterince ağlayamadım bile...Düşünün!!! Ağlamadım, ağlayamadım... Son on yılda bir sürü evler kurdum, evler dağıttım... Sayısını bile unuttum ama şimdi yeni bir on yıl başlıyor artık. Sayfayı çevirip, yeni on yılı yazmak için hazırım. Çok daha güçlüyüm, hiç olmadığım kadar. Korkularımın büyük bir kısmıyla başa çıkmayı öğrendim. Ne istemediğimi eskisine göre daha kolay söyleyebiliyorum artık. Ne istediğimi daha iyi biliyorum bir de... Yanımda sevdiklerim var...Alternatif bir aile kurdum kendime, gün geçtikçe de büyüyor. Eski dostlarım bana yetiyor, yenilerine de açığım. Arkadaşlıklar beni besliyor. Mesleğim beni dimdik tutuyor, dünyayı ayaklarımın altına seriyor...
Ne mi istiyorum?
Daha fazla kitap okuyayım.
Daha fazla yazı yazayım.
Kitabımı bitireyim.
Sevdiklerimle daha fazla bir arada olayım.
Yeşilliklerle çevrili bir evim olsun.
Baharda erguvanların altında çay içeyim.
Yazın bol bol denize gireyim.
Çok seveyim, çok sevileyim...
Kısacası HUZURDA OLAYIM!!!
Başka da bir şey istemem zaten...
Hepinize, hepimize huzurda olacağımız bir yıl diliyorum...

4 yorum:

Gözde dedi ki...

İlknur'cum 2011 tüm dileklerini gerçekleştirsin. En kısa zamanda Bursa'ya bekliyoruz seni:)
sevgilerle,
Gözde
not: bu arada kurabiyeler var bende seni bekleyen. Hep uzaklarda olunca gönderemedim bir türlü.

Adsız dedi ki...

sen benim çok şeyimsin... ablam, dostum, arkadaşım, sırdaşım, canımsın... beni en iyi anlayanımsın, eleştirmeyenim, hep yanımda olanımsın... çok şey kaybettin biliyorum ama ben de senin ailenim.. kardeşiz biz...

seni çok seviyorum. iyi ki bu kadar harikasın, iyi ki varsın...

diren

seval dedi ki...

iko'cum sen hiç bir zaman yanlız kalmayacak kadar özelsin, yaşananlar elbette bazen çok sarsıcı ama hayatımızda sınavlardan ibaret değilmi zaten? ne mutlu sanaki sen bu sınavlardan güçlenerek çıktın eminim hayal ettiğin hayat senin olacak sen bunu fazlasıyla hak ediyorsun. iyiki varsın ve iyiki ben seni tanıdım..
sevgiler..
seval..

belgesel2010seval dedi ki...

Gönlünce, tüm hayallerinin gerçekleştiği muhteşem bir yıl diliyorum..
sevgiler..
seval..