2 Haziran 2009 Salı

Balkanlar / 2... Karadag & Arnavutluk

Arnavutluk' tan sevgiler...
Su anda Iskodra'dayim, harika bir aksam yemeginden az once dondum ve yediklerimi az da olsa eritebilmek icin otelimin 'business center" inda oturup iki satir bir seyler karalamak istedim.
Dun Karadag'in deniz kiyisindaki en meshur yerlerden biri olan Budva'daydim. Biraz Dubrovnik'i andiran pek keyifli bir sehir! Yine de acik konusmam gerekirse, Hirvatistan'daki lezzeti bulamadigimi soylemem lazim. Ama bu tamamen benimle ilgili bir sey zira hepinizin bildigi gibi Hirvatistan denince, tarafsiz kalamayacagim asikar! Seviyorum o kulturu ve Hirvatlari!!! Neyse yine de Karadag'a da haksizlik etmemem lazim! Avrupa'nin en yeni cumhuriyetlerinden biri olmalarina ragmen, hizla gelisim gosteriyorlar. Turizm ulke ekonomisi icin en onemli kaynaklardan biri haline gelmis. Fakaaaatttt...Tabii ki madalyonun iki yuzu var! Birinci yuzu iyi olani: Binlerce kisi, yeni acilan otellerde, acentelerde, otobuslerde is buluyor ve bu da ulkeye ciddi bir arti olarak yaziliyor. Hep derler ya bir turist en az 10 kisi icin is olanagi demektir diye, iste bizimkisi de bu hesap! Fakat bir de ikinci yuzu var ayni madalyonun: Dag tas otele kesiyor! Yani en olmayacak egimlerde bile deli gibi oteller yapiliyor ve bence doga katlediliyor. Soylendigi uzere, bu yapilan otellerin cogu Rus ya da Singapur kokenli sirketlermis. Bunun uzun vadede en fazla faydayi kime getirecegi konusunda derin dusuncelerim ve biraz da kaygilarim var ne ayzik ki! Bence , hani o araba lastigi reklamindaki soz gibi, kontrolsuz turizm, turizm degildir! Bir memleketin canina okumak istiyorsan, oraya iki uc tane muhteris turizmci koy, yeter! Velhasil, gorduklerimden pek de memnun olmadigimi anlamissinizdir...Yine de Karadag'in muthis yerleri de yok degil hani! Mesela bu sabah gezdigim Kotor! Inanilmazzzz bir yer! Guney Avrupa'nin en derin fiyordunda yer alan Kotor sehri, bence dun gezdigim Budva'dan cok daha etkileyici bir yerdi. Budva biraz fazla turistik olmus, aslinda Kotor da turistik bir yer ama yine de ikisi arasindaki fark, gozle gorunur derecede belirgin! Venedik tarzi binalari, alci tasindan yapilmis saraylari ve katedralleri, bir yanda ortodoks ote yanda katolik kiliseleri ile bence Adriyatik sahilinin en guzel yerlerinden biri Kotor... Gorulmeli!
Ogleden sonra ise sinirdan gecip Arnavutluk'a girdim. Sinir islemleri epeyce surdu ama ben o sirada en yakindaki kahvehanede enfes bir " macchiato" yudumlamakta oldugum icin, beklemeden sikayetci degildim. Iskodra'ya varir varmaz, havanin da guzelliginden yararlanarak, hemen Iskodra Kalesi'ne ciktim. Bugune dek gordugum en buyuk kalelerden biri! Bir yanda bereketli ova, diger yanda Balkanlar'in en buyuk golu olan Iskodra golu ve hepsinden daha da uzakta Adriyatik Denizi! Manzara harikaydi kisacasi! Golden beslenerek denize akan Bojana nehri de, obek obek sazliklariyla, Koycegiz Dalyan'a benziyordu. Ben bayildim ve Arnavutluk'u nedense simdiden sevdim; esas yarin gezecegiz her yani. Yarin ilk is olarak Iskodra'da yapacagimiz kucuk bir yuruyusun ardindan, Kruja Kalesi'ne cikacagiz. Burasi, en guclu zamaninda Osmanli'ya kok sokturmus Iskender Bey adindaki halk kahramaninin kalesiymis. Heyecanla bekliyorum.
Aksam yemegimizi Iskodra'daki eski bir ciftlik evinde yedik. Bir kismi ufak bir muze olarak korunmus sevimli bir yerdi burasi. Menumuz pek zengindi: Ateste pisirilmis harika etler yedik. Gitti benim rejim!

Neyse, simdi coook uykum geldi, gidip yatayim...
Yarin istikamet Kruja uzerinden baskent Tiran!
Gorusmek uzere...

Hiç yorum yok: