Kalp Üşüyünce...


Bu aralar bir tuhafım. Adını koyamadığım türlü ruh halleriyle başa çıkmaya çalışıyorum. Fiziksel olarak bir sıkıntım yok ama içimde bir boşluk, bir rahatsızlık hissi. Bilemiyorum... Ne var bende? Nedir bu adını bilemediğim huzursuzluk? Koşmaktan yorulmuş, soluksuz kalmışım gibi kesik kesik nefesler alıyorum. Ciğerlerim dolmuyor bir türlü. Ben dolduramıyorum...Beden için en önemli gıda hava ve ben onu dahi içime çekmiyorum yeterince. Sonra ikincisi su! Ben su da içmiyorum zaten... Kendimi zorlasam da olmuyor. İçemiyorum. Hava ve su olmadan nasıl yaşanır? Yaşanır mı? Neden yaşamaya çalışıyorum o zaman onlarsız? İçimdeki saat gene mevsimleri karıştırdı. Pardon ama neredeydik biz? Kış? Yaz? Bahar? İlk? Son? Ellerim üşüyor, eldiven takıyorum; başım üşüyor, şapkamı geçiriyorum; boynuma atkımı sarıp ayaklarıma içi müflonlu çizmeler giyiyorum. Oysa kalbim üşüyünce ne yapacağımı kimse bana söylemedi. Bilemiyorum. O da böyle titreyip duruyor göğüs kafesimin ortasında. Büzüşüyor. Pompalamıyor kanı ve ne nefes alabiliyorum, ne su içebiliyorum. Yaşıyormuşum gibi yapıyorum ama nefes almıyorum, su içmiyorum. Bile bile...Üşüyorum...

Yorumlar

Melih Anık dedi ki…
Seni düşününce yüreği ısınanları hatırla ki yüreğin ısınsın..

Fügen ve Melih
OZİ dedi ki…
O kadar çok yaşanmışlığın var ki..Unutma Iko sende bir insansın.Belki bazen sadece nefessiz, susuz ve sessiz kalıp, "yokmuş" gibi yapmak istiyorsundur. Ne kadar insanca bir duygu. Bence hayat denen yolda karşılaştığın onca insana sabırlı anlayışlı olmanın feedback'i şuan içinde bulunduğun ruh hali. Sevgiler.
Aysegul dedi ki…
Sevgili İlknur,
yolun düştüğünde Datça'ya mutlaka bekleriz..Belli mi olur, belki sende bir gün komşumuz olursun. Fest'in gezginlerinden Melih Kısagün ile bilmem seyahat ettin mi hiç?? Ona da Datça'yı bol bol anlattık, bu sıralar bizim 2 sıra ötemizdeki evi almakla meşgul.. Darısı başına:))
Sevgiler

Bu blogdaki popüler yayınlar

Datça, Knidos ve Badem Çiçekleri

Kadınsal Durumlar Ekibi' ne İthaf