Tibet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tibet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

INSTAGRAM'da Tibet Impressions


Yumbulakhang Seat of the first Tibetan King


Yumbulakhang Birthplace of Tibetan Culture
Yamdrok Valley and Fields


Samye Monastery


Sacred Yamdrok Lake

Potala Palace

Harika Fotoğraflar


Geçen ay yaptığım Nepal-Tibet-Bhutan turunda birbirinden güzel fotoğraflar çeken çok sevgili dostlar vardı. Turlarda fotoğraf çekmeye fırsat bulamıyorum ve bazen bu duruma çok üzülüyorum ama ne yapayım? Hem bir şeyler anlatıp, hem herşeyin kontrolümde kalması için koşturup, hem de fotoğraf çekemiyorum. Aslında zaten çok da sevmem fotoğraf çekmeyi ama gerçekten isterdim güzel kareler yakalamayı. Kadir Cinoğlu yakalamış ve onları görmek isterseniz şuraya tıklamanız yeter:
Gerçekten çok hoş ifadeler var...
Sevgili Kadir, ellerine sağlık:)))

O tek değil tabii...Esvet Ersoy da Picasa'da bazı güzellikleri sergilemiş. İşte adresi:


Esvet'in de ellerine sağlık...

Hazır fotoğraf demişken, bu muhteşem grubun iki toplu fotoğrafını da ekleyelim. İkisi de Kadir tarafından çekilmişti:
Potala Sarayı önünde bir grup gezginiz...Az önce yukarıdaydık:)))
5036 metrede zirve yaptık...Mutluyuz...Çok eğleniyoruz...

Nihayet Tibet!


Uçağımız Lhasa'ya indiğinde, bizi inanılmayacak derecede parlak bir güneş ve bir o kadar da beklenmedik bir sıcak karşıladı. Gökyüzü benim o bayıldığım turkuvaz rengindeydi ve bembeyaz kümülüsler, yumak olmuş birbirlerinin ardından uçuşuyorlardı. Havalimanının otoparkından çıkıp da rotayı Tsedang'a çevirdiğimizde, sol yanımızda akan Brahmaputra, onun iki kıyısındaki üzerlerine sonbahar renklerini geçirmiş kavak ve söğütler, Tibet'e hoşgeldin diyorlardı bana... Tepemizden geçen bulutların gölgeleri çorak tepelerin üzerine düşerken, soyut resimler oluşturuyorlardı, her saniye değişen.
Uçakta gelirken de Himalayalar'ın bulutları delen karlı zirvelerini seyretmiştim tüm uçuş boyunca. Everest bugün çok açıktı şansımıza... Resmen burnumun dibinde gördüm! Haaa, bu arada Everest dedim de aklıma geldi: Dün akşam Kathmandu'daki akşam yemeğimiz sırasında çok ama çok özel biriyle tanıştım: Tunç Fındık! Türkiyemizin en başarılı dağcılarından! İki kere solo Everest zirvesi var. Başka bir sürü zirve daha var ardında. Merak edenler için işte kişisel sitesi: http://www.tuncfindik.com/ . Medyatik biri olmadığı için, diğer bazı gözönünde olan sporcularımız kadar fazla bilinmiyor olabilir ama benim tanıdığım Tunç zaten bunlara önem veren biri gibi durmuyordu. İşte benim ancak uçakla yanından geçtiğim zirveye, o yürüye yürüye çıkmıştı. Hem de sadece bir değil, iki kere! İnsan herhalde böyle bir şeyin ardından, dünyaya farklı bir gözle bakar değil mi? "Sıradan Ölümlüler" düzleminden çok çok yukarılardadır artık o! Ben o düzleme "Tanrısal Kat" diyorum... İşte dün akşam o kata ulaşmayı başarmış müthiş bir insanla tanıştım ve hayatımda ilk defa görmüş olmama rağmen, boynuna sarılıp, neredeyse ağladım. Herhalde manyak olduğumu düşünmüştür ama ne gam! Ben böyleyim işte! Üstelik her zaman benim Tanrıçam'a tırmanmış biriyle karşılaşmıyorum! Everest batılıların verdiği isim. Buralardaki isimleri bambaşka...Nepal'da Sagarmatha, Tibet'te Chomolungma...İkisi de "Dünyanın Ana Tanrıçası" demek. O benim de Tanrıçam!


Everest ya da Sagarmatha/Chomolungma


Tunç Fındık



Yarın Tsedang'da Yarlung Vadi bölgesinin en eski tapınaklarından biri olan Tradruk'a gideceğiz. İnanışa göre, Tibet'in erken dönem krallarından kralı Songsten Gampo, Tibet'in gizemli kaya cadısının, sol omzuna denk gelen noktaya inşa ettirmiş bu tapınağı. "Geomantic" tapınaklar deniyor bu tip yerlere...Türünün Tibet'teki ilk örneği...Ardından Yumbu Lagang ziyareti gelecek ve burada da Tibet'in ilk kralı Nyatri Tsenpo'nun yaptırmış olduğu ve sonra defalarca yenilenmiş kale-sarayı gezeceğiz. Fotoğraflarını gördüm. Heyecanla bekliyorum. Bunlar benim için de ilk olacak!




Tradruk Tapınağı'nın giriği ve içindeki heykellerden biri...





Yumbu Lagang'dan bir görünüm






Bu ziyaretlerden sonra istikamet Lhasa...Umarım hava bugünkü gibi parlak olur.




Tibet'e Dogru


Yarin 11.45 ucagiyla Kathmandu'dan Tibet'in baskenti Lhasa'ya hareket edecegiz. Bhutan kismindan sonra, arada Nepal'de gecen birkac gun gercekten cok keyifli oldu. Pokhara'da Annapurna'larin en gorkemli zirvelerinden Macchapucchre, yagislardan sonra, bulutlarin arasindan siyrilip oyle guzel gosterdi ki yuzunu, gercekten hepimiz buyulendik. Oradan sonra gittigimiz Dhulikel, piril piril bir dag manzarasiyla, uzun zamandir en net gorulen Everest'i sundu bizlere. Bu sabah gun dogmadan ayaklanip, kaldigimiz otelin hemen yakinindaki manzara tepesine yuruduk. Gunesin ilk isiklari zirvelere duserken, mordan sariya dek, inanilmaz bir renk skalasi vardi dogada. Acik konusmak gerekirse, ben de bu kadar net ve temiz olarak cok defa gormedim daglari...Sansimiz yerindeydi yani...Ahh Kutsal Himalayalar! Ahh o tanrisal zirveler!

Yarin ise, turkuvaz gokyuzuyle Tibet bekliyor bizleri. Bulutlar tepemizden ucarken, neredeyse gecislerini duyacagiz. Kartallarin kanat sesleri, tapinaklarin can seslerine karisacak. Rahipler ilahilerini soylerken, tutsuler yakacagiz. Dunyanin Dami'nda 5010 metreye cikacagiz. Hem yukseklikten, hem etrafimizdaki saf guzelliklerden dolayi sarhos olacagiz. Dunyanin en uzak koselerinden birinde, bu anlari yasadigimiz icin Tanrilara sukredecegiz...

Yamdrok Gölü

Her ne kadar artık Çin’ in bir parçası da olsa, Tibet kendine has kültürünü muhafaza eden olağanüstü bir coğrafya. Ortalama yüksekliği 4875 metre oldugundan, “Dünyanın Damı” da denen Tibet’ in başkenti Lhasa’ dan, yaklaşık iki saatlik bir yolculukla, iyice tepelere tırmanırsınız ve bu muhteşem gölün kenarında mola verirsiniz. Bölgede kutsal kabul edilen üç gölden biri olan Yamdrok, çorak dağların arasında, yeşil-mavi rengiyle büyüler sizi. Kimileri “Yeşim Göl” de der buraya. Tibetliler, bu gölün bir tanrıça olduğuna, kendilerini ve Budizm’ i koruduğuna inanırlar. Her yıl, ülkenin dört bir köşesinden gelen hacılar, 638 km2lik bu gölün etrafında, her üç adımda bir yere kapanıp secde ederek, gölü tavaf ederler. Yakınlardaki köylerde yaşayan insanlar, bu hacılara büyük hürmet gösterir ve onlara, içine yak sütünden yapılmış tereyağı ile tuz karıştırılmış çay ikram ederler. O yükseklikte rüzgar bile başka uğuldar kulaklarınızda ve bulutlar neredeyse kafanızı sıyırırken, içinizden siz de kutsal kabul ettiğiniz her ne varsa, tekrarlamaya başlarsınız. Rüzgarlar dualarınızı evrenin her yanına ulaştırır ve siz de mutlu mesut yolunuza devam edersiniz

Tecritte 3. Hafta... Her şey normalmiş gibi yaşamaya çalışmak...

Günler birbirini hızla takip ederken, bir de fark ettim ki, tecritteki 3. haftamızı doldurmuşuz geçen Perşembe. Bugün Cumartesi... Sa...