Kayıtlar

Haziran, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yaz Durumları - Yaz Kitapları

Yaz benim için de -literally- başladı. Dün akşam 3 gece 4 günlük minik bir tatilden geri döndüm. Yakın dostlarım Didi-Şebo-Saadet üçlüsüyle, Çeşme'ye gittik. Daha doğrusu gitmeyi başardık! Aylar öncesinden uçak biletlerimizi aldık, yerlerimizi ayırttık ve mızıkçılık yapmadan GİTTİK! Konaklama mekanı Çeşme Sheraton oldu ve aslında eğer bu kadar kalabalık olmasaydı daha da iyi olurdu ama yine de dostlarımla birlikte olup, sahilde, kendimi rüzgara verip sadece tembellik yapmak çoook hoşuma gitti. Yalnıııızzzz...Aklım ve gönlüm ALAÇATI'da kaldı! Nefissss bir yer! Eylül'de gideceğim ve bir kaç günü orada geçireceğim.
Geçen hafta yazdıklarıma dönecek olursam:
Çalışma hayatımın -herhalde- ennn kapsamlı, en hareketli ve en yorucu dönemini geride bıraktım. Kendimi her anlamda çifte maraton koşmuşum gibi hissediyorum. Bu maratona başlarken en büyük dileğim, görevlerimi layıkıyla yerine getirip, kimseye ve en çok da kendime mahcup olmadan Haziran sonuna ulaşmaktı. Mahcubiyet ne kelime…

Yaz Başladı!

6 aylık maraton bitti, şimdi biraz gevşeme ve arkadaşlarla birlikte bir şeyler yapma zamanı! Yazın tadını çıkarıp, denize koşmanın zamanı. Kitap okuma ve sabahları bir bardak mis kokulu kahve eşliğinde evde salınma zamanı.
Yorulmuşum ama mutluyum. Ocak ayından beri dünyanın çevresinde neredeyse tam tur attım. İlginç şeyler yaşadım, değişik insanlarla tanıştım. Farklı sular içip, farklı yemekler yedim. Arada evimi ve can dostlarımı çok fena özledim ama her daim mutlu kaldım. İnsan sevdiği işi yapınca, o zaman herşey çok daha kolay oluyor. Bu anlamda ne mutlu bana!
Off!!! Deminden beri yazdıklarımı silip duruyorum.Anlaşılan o ki, bu gece bende doğru dürüst bir şey yazacak güç yok! İyisi mi ben burada bitireyim ve gidip üçlü kanepeye uzanayım...
Yaşasın tatil! Yaşasın YAZ!

Seçim Sonrası

Halk son sözü söyledi:


Ben bu adamları istiyorum!


Hani bu halk AKP iktidarı yüzünden ekonomik açıdan kıvranıyordu?


Hani öğrenciler, şifresi ayrı kopyası ayrı mağdurdular?


Hani çiftçi inim inim inliyordu?


Üretici perişan, tüketici ondan beterdi?


Hani sosyal hak ve özgürlükler ayaklar altında eziliyordu ve başımızdaki padişah kesilmişti?


Hani fikrini söyleyen içeri tıkılıyordu?


Hani kimsenin özeli, gizlisi saklısı kalmamıştı?


Hani telefonlarımız dinleniyordu?


Hani eğitimde fırsat eşitliği ortadan iyice silinmişti?


Hani üniversiteler kepaze olmuştu?


Demek ki bunların hiçbiri doğru değilmiş.


Demek ki ben başka bir boyutta yaşıyormuşum, %50 başka bir boyutta...


Ne demiştim geçen senelerde?


BEN BU HALKTAN İSTİFA ETTİM...


Bu konuda ne kadar doğru karar verdiğime bir kere daha inanıyorum artık.


Ben bu halktan biri değilim, olmak da istemiyorum!


Bu halk yalancı, ikiyüzlü ve kimin arabası tıngırdarsa ona binen türde yalaka ve yavşak bir güruha dönüşmüştür.


BEN BÖYLE DEĞİLİM! OLMAYACAĞIM!


Vatanı sattılar...


Sularımı…