Kayıtlar

Ağustos, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sulawesi'nin Toraja Diyarı

Uzun bir girizgah yazmayacağım bugün, çünkü anlatacaklarım zaten yeterince ilginç...Ülke: Endonezya...Ada: Sulawesi...Konu: Toraja Diyarı...İşte buyrun!!!
Makassar'dan karayoluyla 330 kmlik bir yol ama 9 saatte ancak gidilebiliyor. Pirinç ekili düzlükler, tarlaların içine kurulu balık ve karides çiftliklerinin arasından gidilen ilk dört saatin sonunda, ParePare'de tekrar denize kavuşuluyor. Ardından yol yavaş yavaş yokuşa vuruyor ve dağlık bölgeye doğru ilerliyorsunuz. Kireçtaşı tepelerin arasından tırmanan yol, son üç saatte sadece virajlardan ibaret ve yorucu ama bazı anlarda öyle manzaralar görülüyor ki, yoruldum demeye utanıyor insan. Tırmandıkça bulutlarla yakınlaşıyorsunuz, aslında nem yüklü bulutlar size doğru iniyor. Sivri zirvelerin etrafını sarıyor, vadilere sızıyor ve hülyalı bir diyara girişin sinyallerini vermeye başlıyor. Tam da daha fazla dayanamam artık dediğinizde, yol bitiyor zaten. Toraja Diyarı'ndasınız artık!!!
Dünyanın en tuhaf 10 yeri diye bir liste ya…

Yeni Hayat / 2

Resim
İlk şan dersimizi Pazartesi günü yaptık. Senelerdir bu şekilde kullanmamıştım sesimi, müthiş bir deneyim oldu benim için. Gırtlak, burun, ağız nahiyesinde ne kadar da çok yer varmış ses çıkarabildiğimiz...Ki bu daha İLK DERS!!!! Ne kadar zormuş Allahım!!! Bir saatlik dersin sonunda kendimi iki saatlik yoga sınıfından çıkmış gibi hissettim açıkçası. Nasıl bir efor sarfettiysem artık! Sırtımdan ter boşalıyordu resmen. Tabii burada benim acemiliğim yüzünden kendimi kasmam da var ama olsun...Dudaklarımı büzüştürüyorum, omuzlarımı kasıyorum, bacaklarımı yere sabitliyorum... U'larım birkaç notadan sonra O'ya dönüşüyor...Hocam ikaz ediyor:UUUUU... Hocam "beden aşağı ses yukarı" diyor... Kollarımı serbestçe bırakıyorum aşağıya ama bu sadece beş saniye sürüyor. Bir sonraki egzersize geçtiğimizde yine kasılıveriyorum. Dudaklarım kendiliğinden büzüşüyor. Bunlarla mücaele ederken bazen başlangıç notasını kaçırıyorum. Kızıyorum kendime...Yine kendime hep reva gördüğüm TOLERANSSIZ…

Yeni Hayat!!!

Resim
Hayat su gibi akıyor ve ben bazen bu hızlı akışı bir türlü kontrol edemiyormuşum gibi hissettiğimden, kendimi sersemlemiş hissediyorum. Aslında biliyorum ki, kontrol edemiyorum ama hızını biraz daha ayarlayabilirsem sanırım daha mutlu bir yaşantım olacak. Yaptığım işin en büyük güçlüklerinden biri de bu olsa gerek: HIZLI!!! Hayatı turdan tura endekslenerek yaşamak ve bir yılın içindeyken, gelecek yılı ve bazen ondan sonraki yılı planlamaya çalışmak bu hıza da katkı yapıyor doğal olarak. Şikayetçi miyim peki? Yoo!!! Eğer yapmak istediklerimi de bu hızlı akışın içine dahil edebilirsem, o zaman sorun kalmaz. Aslında buna yabancılar TİME MANAGEMENT diyorlar...Yani zamanını en verimli şekilde kullanma sanatı! İşte son zamanlarda ben de buna kafa yormaya başladım. Elimdeki zamanı, daha verimli, daha üretken nasıl kullanabilirim? İş dışında, evde geçirdiğim zamanları nasıl daha etkili kılabilirim? Hobilerimi ve hayallerimi nasıl gerçekleştirebilirim?
Bir süre bu fikre takılı kaldım. Ayağıma …

Endonezya Dönüşü

Yorgunum hala...Ama en kısa zamanda yazacağım. Sulawesi müthişti, Bali manzaraları harikaydı. Çok değil belki ama 5 saatlik farkı henüz üzerimden atamadım o yüzden erkenden uykum geliyor. Bu gece de uyuyayım, yarın lafı toparlarım söz!