Kayıtlar

Temmuz, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

En Büyük Antakya, Başka Büyük Yok!

Resim
Zahter salatası+humus+nar ekşisi+künefe=ANTAKYAAAAAA... Eveeettt...Geldim, gördüm, yedim:)) MUHTEŞEMMMM!!!


Anadolu Turu Öncesi, Dereden Tepeden

Bugün Anadolu turum başlıyor. Az sonra evden çıkıp, acentaya gideceğim ve tur dosyamı alıp, havalimanına yollanacağım. Umarım gelenler iyi insanlar çıkarlar ve sakin bir hafta geçiririm. Havalar da çok sıcak olmasın umarım, yoksa Antakya-Adana arası kelimenin tam anlamıyla yanarız! Evet, bu hafta için öncelikli dileklerim bunlar ve tabii bir başka dilek de kazasız belasız gidip, kazançlı bir hafta geçirmem olabilir... Neyse, göreceğiz...
İstanbul'da kaldığım bu hafta içinde, harika bir tatil yaptım. İnsan İstanbul'da tatil yapar mıymış demeyin zira bal gibi de yapar! Eğer koşup yetişecek bir yerleriniz yoksa, akşam bir yerlerden gün batımlarını izleyebiliyorsanız, vapura bindiğinizde arkanıza yaslanıp, martıları farkedebiliyorsanız, cebinizde azıcık paranız olup da dışarıda bir yerlerde yemekler yiyebiliyorsanız-öyle pahalı yemeklerden bahsetmiyorum- o zaman işte size tatil! Tabii bütün bunları yaparken yamacınızda bunların keyfini paylaşabileceğiniz bir de can varsa, o zaman t…

Son Havadisler

Nereden başlasam ki? Bir sürü şey oluyor, hayat hızla geçiyor ve ben son yıllarda olmadığım kadar rahatım. Ruhsal anlamda yani...Geçen ayın son günü, yaşamımın en önemli sayfalarından biri "resmi" olarak kapandı. Kağıt üzerindeki kontrat, dostluğun baki kalması için, feshedildi:)) Huzurlu muyum? Eveeett...Çoookkk... Hepimiz adına!
Geçen hafta, sevdiğim dostlarla birlikte paralel bir tur yaptık. Ekip çok sağlamdı ve çok güldük; bu da bana çok iyi geldi.
Şu anda evimdeyim ve TVde Tour de France var. Arada sırada Lance'i yakın planda gösteriyorlar ve ben oturduğum yerden havalara zıplıyorum. Ne güzel bir şey O'nu yeniden görmek!
Mart ayından beri, hayatıma katılan değerler, beni resmen mutasyona uğrattı. İyi anlamda... Öncelikle Tanrı'yla Sohbet serisi kitaplarına yenisini ben ekleyebilirim. Bende bir tevekkül, bir teslimiyet... Yüklerimi Tanrı'ya gönderdim; bende bir rahatlık! Herkesi Allah'a havale ettim; bende bir ferahlık! OHHH!!! Meğer ne büyük bir müca…

Hoşgeldin Kahramanım!

Seneler önce seni ilk gördüğümde, benim için bu kadar önemli birine dönüşeceğini hiç bilemezdim. Önünde duvar gibi yükselen dağların arasından kıvrıla büküle yükselen yokuşlara dimdik bakarken, kararlı ifadene hayran olmuştum. Herkesin dizleri titrerken, sen eğlenir gibiydin...Adeta dalga geçiyordun... Her hareketini izledim senin. Yüzünün her mimiğini kafama kazıdım. Benim için, kararlılık, vazgeçmeme ve kaderine teslim olmamanın temsili haline geldin. Yaşam öykünün her saniyesini öğrendim, neredeyse ezberledim. Fotoğraflarını evimin her yerine koydum. Hep seni seyrettim... Sen bilinen her limitin çok ötesine geçip de, bilinmeyeni insanlara öğrettiğinde, "İşte Kahramanım" dedim. Peşinde senelerce dolandım uzaktan. Sen hiç bilmedin ama ben hep seni izliyordum. Sonra dedin ki: "Yeter, yoruldum, buraya kadar". Ve hayatımdan çekildin gittin. Yine de izledim seni, takip ettim...Neredesin, ne yapıyorsun, kiminlesin... Artık yoktun ama hep vardın benim için. Hep dua etti…